Audrey Hepburn: 20 Yıl Önce Sönen Zarafet Işığı

Sizler onu çantalardaki,giysilerdeki baskılardan; nostaljik kafelerin duvarlarındaki posterlerinden tanırsınız çoğu zaman. Ne yazıktır ki adını duyduğunda çoğu insan kim olduğunu bilemez. Üzücüdür ki bir Marilyn Monroe değildir Türk halkının gözünde. En azından benim son bir kaç yılda gördüklerim bunlar. Hoş Marilyn Monroe’u da ne kadar tanır halk orası apayrı bir tartışma.

Bilenler için hatırlatmak, bilmeyenler içinse aydınlatmak adına bahsetmek gerekirse ; Audrey Hepburn 4 Mayıs 1929’da Brüksel’in Ixelles adlı bölgesinde dünyaya geldi. Irksal açıdan İngiliz olan Audrey’nin çocukluğu İngiltere, Hollanda ve Brüksel arasında geçmiştir. Bu nedenle kendisinin bir aksanı yoktur. Anadili de yoktur. Çocukluğu döneminde aynı anda Flemenkçe, İngilizce ve Fransızca konuşan Audrey ilerleyen yıllarda bunlara ek olarak İtalyanca, İspanyolca ve Almanca da öğrenmiştir.  Annesi İngiliz bir Barones olan Audrey’nin babası onları küçük yaşlardayken terketmiştir. Bu, Audrey’nin hayatı boyunca süren güven problemleri yaşamasının temel nedenidir.

Audrey Hepburn 10’lu yaşlarının başındayken ülkeleri Nazi işgaline uğrar ve Audrey hayatının en zor dönemine küçücük yaşlarındayken girer. Sıcak savaşın ortasında ailesi ile uzun süre açlık ve kıtlık yaşayan Audrey’i işgal sırasında ve sonrasında  bu durumdan UNICEF’in getirdiği yardımlar kurtarır. Savaş sürecinde bile baleye olan aşkını yitirmemiş, elinden  geldiği kadar çalışmaya devam etmiştir. Ancak savaş yılları boyunca yeterli beslenememesi ve vücudunun zayıf düşmesi onu baş balerin olma hayalinden alıkoyar. Audrey savaş zamanında onun gibi binlerce çocuğu unutmayan UNICEF’e olan borcunu ödemek adına son nefesine kadar çalışır. 34 yaşında oyunculuk kariyerinden uzaklaşıp eşi ve çocukları ile zaman geçirmek için İsviçre’ye yerleşen Audrey 63 yaşında hayatını sonlandıracak olan apandist kanseri olduğunu öğrendikten sonra bile Afrika’nın bir çok bölgesine UNICEF ziyaretlerine gitmeye devam etmiştir.

Audrey Hepburn’u farklı kılan nedir? Bununla ilgili onu tanıyan herkes farklı bir yorum yapabilir.İşte benim size yorumum..

tumblr_lpfwea5FVS1qacji9o1_500Audrey döneminin Hollywood yıldızlarından her anlamda farklıydı. Dönemin Amerika’sında Marilyn Monroe, Elizabeth Taylor gibi vücut hatlarıyla dolgun, seksi kadın imajı öndeyken Audrey ilginç yüz hatlar, kısacık saçları, kalın kaşları, yok denecek kadar küçük göğüsleri, eşi az görülecek derecede incecik beli ve uzun boyu ile adeta bir çizgi filmden fırlamış gibiydi. Garip aksanı, komik mimikleri, insanda hem merak hem hüzün uyandıran kocaman gözleri ve kendisini değiştirmeye çalışanlara karşı koyduğu kesin tavrı ile hem cesur hem de ürkek bir çocuk gibiydi. Biraz da şanslıydı aslında. İçten gelen ve kendisiyle alakası bile olmayan bir parıltısı vardı ve buna kesinlikle bir tanrı vergisi diyebilirdiniz. Ne sesi güzeldi ne de oyunculuk eğitimi vardı. Sahnede küçük bir çocuk gibi ordan oraya zıplıyor, kameranın karşısında kocaman gözlerini merakla açtığında ekran başındaki insanları sanki sihirle ekrana kitliyordu. Bir çok büyük oyuncu Audrey’nin ışıltısı yüzünden gölgede kaldı, kimi o kadar sönük kaldı ki bunun acısını ondan çıkarmaya kalktı. Unutulmaz Sabrina filminde Audrey ile başrolü paylaşan Humphrey Boggart gibi mesela… Onun ise tek bir hayali vardı. Ne ünlü olmak ne de zengin. Mutlu bir aile kurup huzur içerisinde yaşamak istiyordu ömrünü.

Ama hayat Audrey için planlarını çoktan yapmış gibiydi. Gigi adlı tiyatro oyunu ile bir anda kendisini devasa bir turnede bulan Audrey’e hayal bile edemeyeceği oyuncularla başrollerini paylaşacağı roller yağıyordu. Sabrina, Roman Holiday, Funny Face… Fransız tasarımcı Hubert De Givenchy ile başlayan hayat boyu dostluğu ve moda zevki Audrey’i aynı zamanda bir moda ikonu olma yolunda da emin adımlarla ilerletiyordu. Seksapaliteyi ön planda tutan film yapımcılarına rağmen Audrey ‘tahta göğüslü sıska kız’ olmaktan çok memnundu ve bunu değişmeye niyeti yoktu. “Değişmek neden? Herkesin kendi tarzı var, onu bulup sıkı sıkıya tutunmak gerek” diyordu kendinden emin bir şekilde. Son nefesini verene dek de onu kimse değişemedi. Bu dik başlılığı kimi zaman zorluklara yol açsa da o kendi dönemi ve sonrası için büyük bir ilham kaynağı oldu. O kendi ile barışıklığın, cesaretin, zarafetin ve yardımseverliğin somut örneğiydi.

l_4a663780-f9ee-11e1-b5a3-8356e84000082 evlilik geçirdi ikisi de farklı nedenlerle sona erdi. İkisinden de tüm Hollywood’u ardında bırakmaya değer
gördüğü 2 oğlan dünyaya getirdi. Sean Ferrer ve Luca Dotti. Robert Wolders ise 1980 yılından öldüğü yıl 1993’e kadar onu bir an bile yalnız bırakmayan TV oyuncusuydu.  Audrey 1992’deki Somali ziyaretinin dönüşünde apandist kanserine yakalandığını öğrendi. Geçirdiği bazı tedaviler sonrası ailesi ile birlikte İsviçre’deki evlerine döndüler. Bu beraber geçirecekleri son noel olacaktı. Audrey 20 Ocak 1993 günü uykusunda ölmüş olarak bulundu. Cenaze töreni İsviçre’nin Tolochenaz adlı köyündeki bir kilisede yapıldı. Cenazeye bir çok aile üyesi ve arkadaşı katıldı. Bunların içerisinde iki oğlu Sean Ferrer ve Luca Dotti, eski eşleri Mel Ferrer ve Andrea Dotti, UNICEF’in yöneticileri de yer alıyordu.

Audrey’nin hayatı sona ereli bugün tam 20 sene oldu. Onu tanıyan, tanımak isteyen herkes filmlerini izledi, röportajlarını okudu, belgesellerini izledi, kitaplarını okudu… Kimi ise onu çantalardaki baskı, duvardaki posterlerden tanıdı. Audrey Hepburn elbiselere desen, duvarlara resim olmaktan öte bir insandı. O görselliğinden öte karakteri ve duruşu ile bu dünyaya örnek olacak çok şey bıraktı o hem kadın hem erkek bir çok insana örnek oldu, insanlar onun yaşadıklarına onunla üzülüp onunla sevindi. Hala daha da öyle, aramızdan ayrılalı 20  olsa bile. Audrey’siz tam 20 yıl, özlem dolu 20 koca yıl.

Huzur içinde yat Audrey.

Seni tanımak büyük şanstı.

Mine YAĞIZ

20.01.2013 | 20:36

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s