The Bling Ring İnceleme Yazısı

İncelememe başlamadan önce belirtmek istiyorum ki bu filmi Polonya’da olduğum için izleyebildim. Film şuan Türkiye’de vizyonda değil ve gelip gelmeyeceğine dair malesef bir bilgimiz yok. Ama kendimi çok şanslı hissediyorum çünkü neredeyse bir yıldan fazladır süren bir bekleyiş sonrasında eğer izleyemeseydim çok üzülürdüm. Sadece Emma Watson için değil, konusunu bu kadar merak ettiğim bir film de olduğu için.

bling_ring_ver2_xlgFilmi dün akşam (26.06.2013) Polonya’nın Lublin kentindeki alışveriş merkezi olan Plaza’da izledim. Film 21 haziranda burda vizyona girdi ama malesef zamanım yoktu ve ancak dün akşam gidebildim. En güzel yanı ise iki tane Leh daire arkadaşımla gitmem oldu çünkü film öncesi ve sonrası tam bir Bling Ring modundaydı. O mu ne demek? Yazının sonunda anlayacaksınız 🙂

Bu yazıyı okuyan bir çok kişi eminim Emma Watson ağırlıklı merak ediyor anlatacaklarımı. Kabul etmek gerek filmdeki en tanınmış isimlerden biri o. Ve bana sorarsanız filmin bu kadar seyirci toplamasının bir nedeni de o. Herkes onu Nicki olarak görmeyi çok istiyor. Ama şunun garantisini verebilirim ki izlediğiniz gün göreceksiniz, kesinlikle bunca bekleyişe değecek. Müzikler, kostümler, mekanlar, gerçekten çok iyi kullanılmış. Oyuncular her bir karaktere çok iyi uydurulmuş. Dürüst olmak gerekirse Spring Breakers’ı da çok heyecanla beklemiştim ama o büyük hayal kırıklığı olmuştu. The Bling Ring tüm beklentilerimi karşıladı. Mutluyum bu yüzden.

Konusundan bahsedecek olursak ; The Bling Ring, ünlülerin evlerine girip hırsızlık yapan, şöhret, zenginlik, moda takıntılı bir grup gencin hikayesini anlatıyor. Bu hikaye gerçek olaylardan alınmış. Evleri soyulan kurbanlar arasında Paris Hilton, Rachel Bilson, Lindsay Lohan, Orlando Bloom ve Audriana Patridges var. Baş karakter olan Marc, yeni geldiği okulunda Rebecca ile tanışıyor. Rebecca, zengin, havalı ancak ilgi meraklısı bir kız. En büyük takıntısı ise Lindsay Lohan. İlk başta partiler sırasında sokaktaki arabalardan cüzdanlar çantalar çalmaya başlıyorlar eğlencesine. Ama fakir olduklarından değil. Tamamen eğlence için. Sonra bir iki tane tanıdıklarının evine gidiyorlar. Bir gün internette haberleri takip ederken Paris Hilton’ın şehir dışında olduğunu görüp ev adresini internetten buluyorlar. Çok komiktir ki ev anahtarı paspasın altında ve içeri zorlanmadan giriyorlar. Tabi gördükleri karşısında şoka giriyorlar çünkü bu ev neredeyse hiçkimsede göremeyeceğini türde bir ev. Kendi gece kulübü var, giysi dolapları dolap değil mağaza gibi. Daha sonra bu olaydan arkadaşlarına bahsedince diğerleri de görmek istiyor ve tekrar gidip bir şeyler almaya başlıyorlar evden. Bu hırsızlıklar diğer ünlülerle devam ediyor. Hollywood’un ünlü isimleri sırayla bu hırsızlıklara maruz kalınca doğal olarak soruşturma başlıyor. Güvenlik kamerası kayıtları inceleniyor ancak tam olarak belirlenemiyor kimlikleri. Kim olduklarının nasıl bulunduğu ise yazının devamında çünkü spoiler içerebilir 🙂 Genel olarak onu hakkında söyleyeceklerim bunlar. Şimdi de merak edenler için Emma Watson değerlendirmesi yapmak istiyorum.

Söylemem gereken ilk şey sanırım Emma’nın filmde ne kadar yer aldığı. Fotoğraflara baktığınızda göreceksiniz ki aslında fragmanlardan ya da kamera arkasında gördüklerimizden çok fazla sahnede yer almıyor. Biliyorum bir çok insan onu başrolde falan bekliyordu. Belki de en ünlü isim olduğundan. Ama Emma bunu daha önce kendi de belirtmişti, başrol olmadığını Israel ve Katie’nin baş karakterleri canlandırdığını. Ama yine de Nicki karakteri de arka planda değil. Emma’nın karakterinin tam adı Nicolette Moore. Fotoğraflarda ve videolarda gördüğümüz ev sahnelerinin olduğu yer Nicki’nin ailesinin evi. Elindeki pankartla Angelina Jolie hakkında sorular soran kadın da anneleri. Nicki’nin kardeşlerinin soygun olayları ile alakaları yok. Nicki’nin çok belirgin bir özelliği yok. Tek söyleyebileceğim başlarına gelen tüm bu olayları ünlü olmak için gerçekten iyi kullanmaya çalışması. Davadan hemen önce verdiği röportaj, hapiste Lindsay Lohan’la karşılaşması hakkında verdiği röportaj. Sürekli “doğayı korumak barışı sağlamak istiyorum” gibi mesajlar veriyor. Elbette böyle birinden bunları duymak gülünç. Ama bu da bu durumun ironisi. Emma’nın performansını şahsen beğendim. Her filmde bambaşka biri olarak geldiği doğru. Hermione ve Sam’den sonra Nicki karakteri ile gerçekten bambaşka geldi. Dekolteli giysiler, dövmeler, mini şortlar, aşırı makyaj, topuklu ayakkabılar, sigara, gece kulüpleri.. Amerikan aksanının da geçemeyiz elbette. O kültüre ve karakterine oldukça iyi büründüğünü düşünüyorum. Filmdeki direk dansı için ders almış. En fazla 10 saniyelik bir sahne belki ama bunun için uzun süre çalışmış olması işini ne kadar ciddiye aldığını gösteriyor. Nicki gerçekten Emma’nın sevmediği ne özellik varsa taşıyor. Süs meraklısı, dış görünüşe önem veriyor, yapmacık ve yüzeysel. Karaktere ve ilişkilere pek önem vermiyor. Grubun kalanı gibi tek düşündüğü süslenip çıkıp gezmek.

Yazının buradan sonrası film hakkında spoiler olabilecek bilgiler içeriyor. Filmin heyecanı kaçmasın diyenler okumasa daha iyi.

SPOİLER İÇERİR.

Rebecca ve Marc okulda tanışıyor. Diğerleri ise gece kulubünde tanışıyorlar. İlk önce evlere girmeye Marc ve Rebecca başlıyor. Diğerleri sonradan katılıyor. Rachel Bilson’ın evine girdikten sonraki akşam partideki çocuklar bununla ilgili sorular sorunca övünerek anlatıyorlar. Ama bilmiyorlar ki bu övündükleri dedikodu yakalanmalarına neden olacak. Güvenlik kameralarındaki görüntüler incelenmeye başladıktan sonra polisler araştırmaya başlıyorlar. Partideki çocuklar elbette anlatmaya başlıyor. Rachel Bilson’ın evine girdiklerini nasıl anlattıklarını. Rebecca ise sinsice davranıyor. Çaldığı her şeyi saklıyor, evini tüm eşyalardan temizliyor ve polis aramaya geldiğinde evinde bir şey bulamıyorlar. Ancak ismi şüpheliler arasında olduğu için polis sorguya çektiği anda iyi halden kurtulmak için yalan söylemeye başlayıp her şeyi diğerlerinin planladığını söyleyerek gruptaki herkesin ismini ispiyonluyor. Her şeyi Marc’ın üzerine yıkıyor. Hepsi mahkemeye çıkıyor. Hatırladığım kadarıyla Rebecca yok aralarında. 1 yıl hapis cezası 3000 dolar civarı da para cezasına çarptırıyorlar. Filmin sonunda Nicki ve Marc karakterlerinin hapis sırasında ya da sonrasında -emin değilim- konuşmaları yer alıyor. Kısaca. Yaşadıkları şeylere rağmen hala akıllanmayıp bu durumu şöhret olmak için kullandıklarını görüyoruz. Gerçekten garip.

Film hakkında genel yorumum ise şu ;

Müzikler, oyuncular, mekanlar, kostümler çok güzel seçilmiş bence. Ben de, arkadaşlarım da zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Zaten film arası yok Polonya’da. Film bir buçuk saat ama bir saatten fazlaymış gibi hissetmiyorsunuz. Hikaye akıcı. Hiçbir anı sıkmıyor oldukça hızlı akıyor ve bittiğinde hadi alışverişe gidelim ya da cluba gidip eğlenelim moduna giriyorsunuz ki biz arkadaşlarla bu ikisini de yaptık filmden sonra! Gerçekten moda sokuyor 😀

Konu hakkındaki yorumum ise, bence bu gençlerin film konusu olmasının nedeni sadece hırsızlık yapmaları değil.Bunlar sıradan hırsızlıklar değiller çünkü hem ünlü kişilerin evlerine giriyorlar hem de aslında hepsi zengin ailelerin çocukları. Bir çoğunun paraya ihtiyacı bile yok. Zaten satın alabilecek durumdalar. Ama her şey eğlence diye başlayıp alışkanlığa dönüyor ve aslında izlerken hiç de hırsızlık yapıyorlarmış gibi hissetmiyorsunuz çünkü aslında bir nevi o evlere gidip kendi evleriymiş gibi takılıyorlar. Amaçları o hayat tarzının parçası olmak .Sadece çalmak değil. Orjinal, oldukça iyi bir mesaj verici filmdi. Türkiye’ye umarım gelir. Bir çok gençlik filminden daha mantıklıydı en azından. Eğer gelmezse de internete düştüğünde altyazı çevirmeye çalışacağım.

Umarım hoşunuza gitmiştir 🙂 Aşağıda filmden ve film sonrası çektiğim bir kaç fotoğraf var!

Hoşçakalın!

Filmden ;

Film sonrası ;

Reklamlar

2 Replies to “The Bling Ring İnceleme Yazısı”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s