Hoşçakal Norma Jeane

Bugün, tanrının dünyaya gönderdiği en güzel insanlardan birini yanına geri alışının 51 yıl dönümü. Sizin güzellikten anladığınız nedir Marilyn’de bilmiyorum ama o saçlarını sarıya boyatmadan, dudağının kenarına sahte bir ben kondurmadan ya da Marilyn Monroe adını almadan, Norma Jeane iken de çok güzeldi. O güzel bir ruh ve parıldayan bir yüzle geldi bu dünyaya. Bu parıltısını kullanmak, üzerinden para kazanmak istediler, kazandılar da. Siz bu güzelliğe makyaj ya da saç baş diyebilirsiniz. Ama dünyanın hiçbir kozmetiği, ruhunda o ışığı bulundurmayan insanı böyle güzel ve içten güldüremez. Bu yıl yeni bir şey yazacak gibi hissetmiyorum. Söylemek istediğim çok şey var, Marilyn’i her geçen gün daha da tanımak, hayatını bilmek benim hayatıma da çok şey kattı. Keşke tanıma şansım olsaydı demeden geçen bir günüm bile yok ama geçen yıl 50.yıl dönümünde yazdığım yazıyla hala aynı hisleri paylaşıyorum. Bu yüzden geçen yıl yazımı okumayanlar varsa diye tekrardan paylaşıyorum sizlerle.

MARILYN_20MONROE_201_5B5_5D_large“5 Ağustos 1962 gecesi, telefonu son kez yavaşça yerine bıraktı. Ne ilaçları ne de telefonla konuşmak yalnızlığını ve kabuslarını doruğa ulaştıran geceleri aşmasına yardım ediyordu. Gecenin ilerleyen saatlerinde hizmetçisi Marilyn’in odasının ışığının hala yandığını gördü ve doktoru Greenson’ı aradı. Marilyn’in bedeni çarşafa sarılmış bir şekilde yatağında hareketsiz duruyordu. Ambulans çağırıldı ama çok geçti. 1950 ve 60ların ışıltılı sarışın güzeli artık yaşamıyordu. Aynı günün sabahına haber bütün dünyaya yayıldı, erkek hayranları kadar kadın hayranları da yasa boğulmuştu. O yalnızca güzelliği değil zekası ile de bir çok insana ilham kaynağı olmuştu. Anlayabilene…

Bugün Norma Jeane Baker’ın ölümünün 50.yıldönümü. Elton John’un ona yazdığı şarkıda da dediği gibi “ölümünde bile rahat bırakmamıştı basın, yatağında çıplak bulundu yazmışlardı” O hem güzel hem zeki olunabileceğinin kanıtıydı ama buna izin vermediler.

“Keşke bu kadar güzel olmasaydım” dedirttikleri zaman oldu Marilyn’e. Keşke bakışlarm ve gülüşüm kadar söylediklerimi de ciddiye alsalar. “Şakaları severim, onlardan birinin konusu olmadığım sürece.” demişti.

Ne yazık ki üzerinden 50 yıl geçmesine rağmen okumayan, araştırmayan, klavyesinin başına geçince ağzı olan konuşuyor havasına girenler nedeniyle Marilyn Monroe hala ‘sadece’ güzelliği ile anılıyor.

Kimse onun Kaliforniya üniversitesinde edebiyat ve sanat okuduğunu bilmez. TV izlemeyi çok sevmediğini bunun yerine kitap okumayı tercih ettiğini bilmez. Beraber çalıştığı oyuncular onun ışıltısı ve şöhreti altında ezilince kompleksle onun oyunculuğuna laf etselerde de kimse Marilyn’in sürekli oyunculuk ve şan dersleri aldığını bilmez. Eteği uçuşan beyaz elbiseli halini bilmeyen yoktur ama. Ne yazık ki bizim milletimiz belki de onu Seda Sayan’la kafalarında özdeşleştiriyor. O sahnenin hangi filmden olduğunu bile bilmez.

Bir insanı neden bu kadar sevdiğinizi kimseye açıklamak zorunda değilsiniz, açıklasanız da anlamazlar çoğu zaman.

Norma Jeane Baker bu dünyaya güzelliği ve parıltısı ile 36 yıl ışık saçtı. 50 yıl önce bugün ise aramızdan ayrılarak ışıltısını buradan çok uzaklara taşıdı. Huzur içinde yat Norma Jeane, hoşçakal.

05.08.2012 “

Elton John’ın Marilyn için yazdığı ve söylediği “Rüzgardaki mum” adlı şarkısını da dinlemenizi rica ediyorum bu özel günde. Özellikle sözlerine dikkat ederek. Türkçe çevirisini buraya tıklayarak görebilirsiniz.

 

-Mine Yağız

Reklamlar

One Reply to “Hoşçakal Norma Jeane”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s