Seyahat

Güney Amerika’da Bir Cennet ; Şili

Dünyanın taaa öteki ucundan selamlar. Şaka değil. Gerçekten diğer ucundan. Tıklayınız.

Şilide 40.gün.

Hala ilk günkü heyecan ve coşku ile yazıyorum size. Bunca zamandır yazmama sebebime gelince; ben de çok emin değilim. Kendi kendime bir şeyler karaladım bulduğum kağıtlara defterlere. Aslında kendime de söz vermiştim buradaki her tecrübemi kağıda dökeceğim, yıllar sonra en azından kendim okurum diye ama yapabildim mi? Tabiki hayır. Hala çok geç değil. Bazı detaylar hala kafamda tazeyken sizlerle paylaşmak istiyorum.

Dünyanın diğer ucu diye tanımladığım Şili; 17 milyon nüfuslu, Büyük okyanus ve And dağları arasında 4300 km uzunluğunda yer kaplayan, ekonomisi başlıca hizmet sektöründen oluştuğu söylenmesine rağmen benim dağ tepe hayvancılıktan başka bir şey görmediğim bir ülke. Ansiklopedik bilgiler burada sona eriyor. Bunlara hepiniz bilgisayarlarınızdan ulaşabilirsiniz. Gelelim internette bulamayacağınız detaylara.

Siz orada sıcaktan yanıp yanıp kendinizi havuzlara denizlere atarken biz kat kat kazaklar botlarla şömine başlarına üşüşüyoruz. Evet şömine, çünkü burada hala odun kültürü var, yalnızca başkent Santiagoda doğalgaz var çünkü orada odun yakmak yasak. Paylaştığım fotoğrafların %90’ından aldığım tepki “Seni gördükçe biz üşüdük, burası cehenneeeem” olsa da tabiki üşümekten şikayetçi değilim. Kış insanıyım, yaşasın kazaklar montlar bereler atkılar!

En çok sorulan soru neden burada olduğum ve ne yaptığım. Zamanımı daha çok gezmeye ayırıyormuşum gibi görünsem de burada asıl bulunma amacım işim. Şiliden Türkiye’ye yapılan büyükbaş hayvan ithalatının organizasyonunda görev alıyorum. Daha fazla detay vermeme gerek yok ama sürekli çiftliklerde olmamın seyahat etmemin sebebi bu. Ülkenin farklı bölgelerindeki çiftlikleri ziyaret ettiğim için zamanımın yarısı havalimanı ya da otellerde geçiyor. Boş kalabildiğim vakitlerde de hem dinlenip hem de çevreyi görmeye çalışıyorum.

Şili ile ilgili bilmeniz gerek başlıca konulardan bahsedecek olursak;

-Avrupa kültürüne çok uzaklar. Burada her şey neredeyse ters gidiyor. Güney yarım küre olması nedeniyle zaten mevsimler ters. Şuan burada kış sonu, bahar başlangıcı, hava yaklaşık 8-10 derece ve yağmurlu.

-Resmi dilleri ispanyolca ancak Şili ispanyolcası konuşuyorlar. Telaffuzları biraz farklı ve çok hızlı konuşuyorlar. Burada İspanyolca konuşabilen birinin dünyanın hiçbir yerinde zorlanmayacağı söyleniyor. Ben de ucundan başından öğreniyorum bir şeyler. Yaşarken öğrenme süreci kurslardan ve özel derslerden çok daha hızlı elbette.

-Hayat çok ucuz değil. Türkiye ile kıyaslandığında hemen hemen bir çok şey aynı.Ama beni asıl şaşırtan Avrupaya göre daha az para kazanırken nasıl aynı miktarda harcadıkları. Casino kültürü çok burada. Oyuna çok düşkünler. Yiyip içmeyi seviyorlar ama konu çalışmaya gelince asla bir Avrupalı disiplini göremiyorsunuz. Çevremde benim gibi Avrupa’dan gelen iş arkadaşlarım var. Farkı çok ciddi görebiliyorsunuz.

-Genelini bilmem ama benim yaşadığım yerlerdeki sürücüler çok beceriksiz. İyi araba kullanmıyorlar ama çok sabırsızlar. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde ciddi sıkıntı. Otobanlarda hala bizim eskiden kullandığımız sistemi kullanıyorlar. OGS, HGS hak getire..

-İnsanları çok sıcakkanlı. Tanışmamış olmasına rağmen herkes birbirine selam veriyor, gülümsüyor.Çok yüksek standartlarda yaşamamalarına rağmen mutlular. Öyle çok büyük hedefleri yok gibi görünüyor ama genel olarak Şili insanları mutlu

-Güney Amerika diye bir kahve hevesi ile geldim ama sanırım kahveyi Brezilya’da aramak gerek. Şili’de asla kahve kültürü yok. Sadece nescafe içiyorlar. O da içilecek gibi değil.

-1 TL yaklaşık 225 Şili pezosu. Bu yüzden cebimde resmen yüzbinlerce pezo ile geziyorum. İnsan kendini zengin sanıyor.

-Genel anlamda katolik bir toplum. Öyle çok fazla dinden bahseden insan göremedim ama yol kenarlarına dikilen mum, heykel , bırakılan çiçek görmeniz çok olası.

-Fiziki şartlarına bakarsanız tam bir cennet. Havalimanında çok sıkı gümrük kontrolü var. Ülkeye öyle tohum, bitki falan asla sokamıyorsunuz. Kendi şartlarını korumak için ciddi çaba harcıyorlar ve başarılılar da. Dünyanın en büyük aktif volkanik dağı burada bulunuyor, yaşadığım yere yaklaşık 45 uzaklıkta. Lagos Todos los Santos gölünü de gezme şansım oldu.  Gerçek bir doğa harikası. İnsanın nutku tutuluyor. Dağın eteklerinden gelen kar suyunun temizliği ve ferahlığını aldığınız nefeste bile hissediyorsunuz.

Instagram profilimde bahsettiğim bu yerlere ait fotoğraflar görebilirsiniz. Kafanızda genel bir görüntü oluşması için..

Şimdilik daha fazla bir şey bulamıyorum sizlere bahsedecek. Bugün biraz da rahatsızım açıkçası, dinleniyorum. Sorularınız, merak ettileriniz olursa lütfen benimle paylaşın.

Not : Bulunduğum şehirlerle ilgili yazıları ayrıca blogumda bulabilirsiniz.

Sevgiler,

Mine.

No filter yes nature 🙏🏻☁️💦

A photo posted by Mine. (@mine.yagiz) on Aug 27, 2016 at 12:50pm PDT

//platform.instagram.com/en_US/embeds.js

Heaven on earth #chile

A photo posted by Mine. (@mine.yagiz) on Aug 27, 2016 at 7:47pm PDT

//platform.instagram.com/en_US/embeds.js

Heaven on earth 🌅 #nofilterneeded

A photo posted by Mine. (@mine.yagiz) on Aug 10, 2016 at 5:21am PDT

//platform.instagram.com/en_US/embeds.js

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s