Uruguay’da Yaz Bir Başka

Bu defa Güney Amerika’nın bir başka ülkesi Uruguay Doğu Cumhuriyeti’nin başkenti Montevideo notlarıyla karşınızdayım!

Yine ve yine çok istememe rağmen notlarımı oradayken yazıp sıcağı sıcağına paylaşamadım. Söz bir dahaki sefere!

untitled-114 Kasım’da yine iş amacıyla gittiğim Montevideo’da 4-5 gün geçirdim. Şili’de mevsimsel anlamda yaşadığım talihsizliğin aksine bu kez Kasım ayında yaz mevsimini gördüm. Çok uzun süre geçirmediğim ve çok fazla turistik yer gezme şansım olmadığı için ancak gözlemlerini sizlerle paylaşacağım.

Güney Amerikanın Güney Doğu kıyısında bulunan Uruguay Doğu Cumhuriyeti’nin son sayımlara göre nüfusu 3.5 milyondur. İstanbul’un 5’te biri kadar insanın yaşadığı bu ülkenin para birimi peso, devlet başkanı Tabaré Vázquez‘dir.

100 Uruguay Pesosu 12 TL

Ana dil : İspanyolca

Yaygın cep telefonu operatorleri : Antel ve Movistar. “prepaid” denilen bizdeki kontorlu hatlardan kolayca alabilir 200 peso (25 TL) gibi bir ücret karşılığında 2 GB internet paketi alabilirsiniz. Telefonsuz kalamayanlara! (Bkz her gittiği ülkede hat alan ben)

Ulaşım;

Avrupa’dan Montevideo’ya ulaşımın iki yolu mevcut. Türk Hava Yolları ile İstanbul –> Sao Paolo (Brezilya) + Latam Airlines Sao Paolo –> Montevideo yapabilirsiniz ya da Air France firması ile İstanbul–> Paris + Air France Paris –> Montevideo yapabilirsiniz.İki şekilde de aktarma uçuşları arasında 2 saat kadar bir bekleme süresi var. Montevideo havalimanı şehir merkezine taksi ile 15-20 dakikalık bir mesafede ve trafik neredeyse hiç yoğun değil.

Daha önce Şili ile ilgili yazdığım yazıları okuyanlar için özellikle söylemek istiyorum Uruguay hem yüzölçüm hem de nüfüs olarak Şili’den küçük olmasına rağmen benim gözlemlediğim kadarıyla daha gelişmiş bir ülke. Diğer şehirleri ve bölgeleri çok gezme şansım olmadı ancak Montevideo’da gördüğüm kadarıyla turizm, ticaret ve hizmet sektörü gelişmiş. Hilton, Radisson, Sheraton,Hyatt gibi büyük otelleri kolayca bulabiliyorsunuz. Kafe, restoran sektörü oldukça gelişmiş. Her tarzda ve bütçede mekanı kolayca bulabiliyorsunuz. Ülkede büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yaygın olduğu için burada da Şili gibi et restoranları oldukça yaygın ve kaliteli.

untitled-2

Şehir merkezi boyunca uzanan “The Rambla” adlı bir sahilleri var. Kaç kilometre olduğunu hesaplamak hiç aklıma gelmedi ama hangi ülkeden olursanız olun Montevideo’ya gelen birinin ilk dikkatini çekecek olan şey sahil boyu yolunca yürüyen ve koşan insanlar. 5-10 değil, yüzlerce. Emin olabilirsiniz. Bir dakika boyunca önümden geçen insanları saydım. Üşenmedim saydım. Dakikada tam 20 kişi geçti önümden. Bunda mevsimin yaz olması da etkili olabilir ancak ben bu kadar spora düşkün bir millet ilk defa gördüm. Helal olsun dedim!

Bir çok lüks ve uluslararası alanda bilinen otel dışında müstakil evlerin bulunduğu sessiz ve sakin sokaklarda bulunan butik oteller de var. Ben bir kaç gün de orada kaldım. The Rambla’ya çok yakın OWN HOTEL adlı bir butik oteldi. Küçük, sakin, personeli oldukça güleryüzlü ve anlayışlı. Restoranının küçük ve samimi balkonunda kahvaltınızı yapabilir ya da yaz akşamı tadını çıkarmak için kahvenizi içebilirsiniz.

610706ca2bb7e1d4bdb567552b7be323Şehir merkezi ve halk plajı iç içe. Tertemiz bir koyları ve insanların rahatça güneşlenip yürüyüş yapabildiği plajları var. Beni şaşırtan böyle güzel bir yerin özel işletmeler tarafından işgal edilmemiş olması. Bu ya da devletin kontrolünde olduğundan ya da halkın ileri duyarlılığı nedeniyle. Çünkü o plajda her yürüdüğümde aynı şeyi düşündüm. Burası Türkiye’de olsa beach club’lar, paralı şezlong sermiş işletmelerden adım atılmazdı

Mekan önerileri

275471552_e05ecc3a55_zSuşi sevenlere ; Cafe Misterio şiddetle önerilir. Samimi ortamı ve o enfes suşileri diyorum!

Kırmızı et severlere ; La Casa Violeta 

Kafasını dinlemek isteyenlere Parque Rodo. Yemyeşil, sessiz, huzur da huzur diyorum. Hele ki hava güzelse kulaklığınızı  ve kitabınızı alın çimlere uzanın derim.

Yine şehrin merkezinde Montevideo limanı bulunmakta. Ülkenin toprak hacmi ve nüfusunun az olmasına rağmen ciddi bir ticareti var. Dünyanın dört bir yanına her sektörden yük gemileri kalkıyor ya da geliyor.

Özetle Uruguay için çok soğuk olmayan bir mevsimde gidilip 1 hafta gezip kafa dinlenilecek bir yer denebilir. Ben bu sakin ve küçük şehirin sahilinde yürürken dünyayla tüm bağlantımı kaybettiğimi ve bambaşka bir yerde olduğumu hissettim. Hem mevsim, hem saat farkı, hem de dönüp etrafınızda akıp giden hayatı sessizce bir kaç dakika izlediğinizde “resmen dünyanın öteki ucundayım?” hissine kapılıyorsunuz. İşte o an dünya üzerinde aslında ne kadar küçük olduğunuzu, görülecek daha milyonlarca yer olacağını farkediyorsunuz. Başta hep zor ve zahmetli görünen o yolculuk planlarının tüm yorgunluğuna değiyor yarım saat okyanusa karşı tertemiz bir havada yaptığınız yürüyüş.

Sorularınız olursa email adresimden her zaman beklerim. Zaman ayırdığınız için teşekkürler. Gelecek yazımı en tazesinden ve detaylısından paylaştığımda görüşmek üzere 🙂

Hasta luego.

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s