Moda

“İdeal Kadın Vücudu”nun Dönemler Boyunca Değişimi

Kadın vücudu ve şekilleri yüzyıllar boyunca her zaman tartışmaya, eleştiriye ve iltifata açık durumda olmuştur. İdeal vücut tipiyle ilgili söyleyebileceğimiz en net şey de şudur ki; asla tek bir tanımı olmamıştır. Sosyal ve ekonomik yaşam değiştikçe bu güzellik tanımı da şekildene şekile girmiştir. Gelin kısaca bu değişime bakalım


The 1600 and 1700s were about abundance. 1600-1700’ler ; 

Bu dönemde erkekler için varlıklı ve güçlü olduklarını göstermenin en önemi yollarından biri de etine dolgun eşleriydi. Geniş kalçalar, şişkin bir karın, tombul yanaklar ve eller. Bu tanım o dönemlerde kadınların yalnızca güzellik tanımı değil aynı zamanda varlıklı olduklarının da göstergesiydi. Zayıf ve cılız kadınlar hastalıklı ve fakir olarak görülürdü.

 

 

 

 

1800-1900 Viktoryen dönemi ince belli hatunlar

Avrupa’da Viktoryen dönem olarak anılan 19 ve 20. yüzyıllarda bayanlarımız kendilerine özel dikilen korselerle bellerini 40-50 santimelre kadar düşürmeye çalışmış, tutsan kırılacak kıvama getirmişlerdir. Elbette vücutları bu standartlarda mıydı hayır. Hatta bir çok bilim adamı günlük olarak kullanılan bu korselerin bir süre sonra kaburgalara ve omuriliğe zarar verdiğini de ispatlamıştır.

 

 

 

 

The rise of the Gibson Girl in the 1900s. 1900’lerin Gibson Kızları ;

1867 doğumlu ve 1944’te 77 yaşında yaşamını yitiren Amerikalı ressam Charles Dana Gibson’ın ideal kadın tipleri Gibson kızları olarak anıldı. Bir önceki döneme göre daha atletik yapılı olan bu kadınlar geniş omuzlu, geniş kalçalı ancak yine korselerle ince bele sahip olan kadın tipleriydi. Yalnızca 1800’lerin aşırı ince bell takıntısı bu kadınlarda yoktu.

 

 

 

 1920 – Korselere ölüm

Yaklaşık 100-150 yıl süren acı verici korse dönemi 1920’lerde yok olmaya başladı. Tüm dünya kadınları adeta bu zülme bir durun dercesine korseleri bir kenara atarak erkeklerin gözlerinde ideal kadın tipine girmek üzere acı çekmeyi reddetti. Bana göre modada feminizmin en hissedildiği dönem budur. 1883 doğumlu ve 1971’de yaşamını yitiren Coco Chanel’in de benim gözümde bu kadın tipinin öncülerinden olduğunu söyleyebilirim.

Bir önceki dönemin aksine göğüs, bel ve kalça hatlarının neredeyse hiç göz önüne serilmediği daha kadınsılıktan uzak ama asil kadın duruşu vardır bu dönemde.

 

 

Nonetheless, her dressmaker revealed that the blond bombshell struggled with her weight, flunctuating from 118 lbs to 140 lbs.  1940 Marilyn Monroe dönemi 

Amerikan sinema ve magazin dünyası 40-50’li yılları Marilyn Monroe etkisiyle geçirdi. Bir çok eleştiri konusu oldu. Bir çoğu güzelliğin Marilyn ile “tombul kadın” formunu getirdiğini söylese de aslında Marilyn hiçbir zaman şişman bir kadın olmadı. Çok ama çok zayıf kadın standartlarına girdiği dönemler de oldu. Kullandığı ilaçlar ve yaşadığı düşüklüklerle sonuçlanan hamilelikler nedeniyle kilo aldığı zamanlar da oldu. Ama Marilyn’de çekici bulunan şey sanırım özgüveni, ışıltısı ve doğallığıydı .Uzun boyu, kıvrımlı ve nasıl kullanacağını bildiği vücudu ile bu dönemin güzel kadın örneği Marilyn Monroe’ydu.

 

 

The 1960s paid homage to the boyish look of the 1920s. 1960 ‘lar da 1920’lerin erkek çocuğu görünümüne dönüş

Bu dönemde Twiggy, Audrey Hepburn gibi yıldızların doğuştan sahip olduğu aşırı zayıf ve kıvrımsız vücut hatları modada yeni bir akıma neden olurken bu demek olmamalı ki ideal kadın tipi bu. Böylesine düz, normal üzerinde zayıf ve kemikli vücut hattı yalnızca genler nedeniyle sahip olabileceğiniz bir şekil. Günümüzde bu şekile girmek isteyen ve anatomisi uymadığında buna zorlayan insanlarda nasıl hastalıklar oluşabildiğini hepimiz bilmiyoruz. Herkes kendi bedeninde güzel.

 

 

 

 

Hippiler ,mini şortlar ve kim ne düşünür diye umursanılmayan bir dönem 70’ler.

Mini şortlar da , en dekolte kıyafetler de; yazın ortasıdna kalın püsküllü hippie kılıkların da akıp gittiği yıllar. Marjinal giyimlerin en ortaya çıkmaya başladığı ama yine de kadınlar için yüksek belin, dümdüz karınların arandığı ve ulaşılmaya çalışıldığı yıllar.

 

 

 

 

Bir bunalım dönemi 80’ler.

Modanın artık ne yaptığını anlayamadığı. Ne yöne gideceği, nereden delireceğine karar veremediği yıllar. Her şeyin abartıya, ekstreme uçtuğu bu dönemin sosyal yaşamdan yansıdığını söylemek çok zor olmaz.

Çünkü 80’li yıllarda aslında dünyanın pek çok yerinde ümitler miadını doldurmuş ve heyecanlar yerini karanlığa bırakmış. Arjantin’de, Şili’de, Türkiye’de gerçekleşen darbeler, Afrika’nın açlıkla boğuşması, IRA’nın İngiltere’de yükselişi, Filistin sorununun kör düğüm olması, 60’lı yılların çiçek çocuklarından sona gelen silahlı hareketlerin estirdikleri terör ve devletlerin onlara kanla cevap verişi… Sonuç, dünyanın her yerinde dolan hapishaneler, ağlayan anneler ve muhafazakarlığın yükselişi.

İster istemez moda da bu iniş çıkıştan nasibini aldı.

 

rachel green 90s outfit ile ilgili görsel sonucu

Sizi bilmem ama benim için 90’lar modası diyince kafamda Rachel Green, Monica Geller ve Phoebe Buffay canlanır. 90’lar kadınlarını bence en güzel onlar yansıtır. Uçuk kaçık, rahat ve uyumsuz giyimin simgesi Phoebe, daha ciddi, örnek kız olan Monica, daha süslüleri ise Rachel’dır. Ama yine de Rachel’on yüksek bel bugün Boyfriend adıyla ünlenen kotları, tulumları, kısa ve dar basicleri… hangisi atlamak gerek bilmez ama 90’larda kadnların biraz daha kalıplardan, rahatsız giysilerden kurtulduğu söylenebilir. Bu dönemde sıfır beden de ön planda değildir büyük bedenler de çok göze sokulmaz.Evet taraf tutuyorum. Favori 90’lar!

 

 

 

 

2002 woman fashion ile ilgili görsel sonucu

İşte dönemlere sığdırılamayan 2000, milenyum 🙂

Araştırdım okudum inceledim gözlemledim. Bu dönemi bir kalıba sokmak öyle zor düşük bellerin aşırı moda olduğu kesindi. Düz karınlar ve hiç fazlalığı olmayan kadınlar için güzel dönemdi. Bizim gibi biraz beli düşünce pantalonu çekiştirmeye kalkan balık etliler nasibini alamadı tabi modadan. Ama keser döner sap döner işte! Şimdi de yüksek beller moda ha ha ha!

Neyse solda Xtina’da gördüğümüz üzere serseri kızlar (Avril Lavigne gibi), süslü olmakla, badass olmak arasında kaldığı ama feminizm’in yeni yeni baş kaldırmaya başladığı o geçiş dönemi.

 

 

 

 

Şimdi, her dönemde güzellik algısı değişti. “İdeal” in de zamana göre farklılaştığını görebiliyoruz. Tarihin en başlarında zayıf kadınlar çirkin, hastalıklı, fakir olarak adlandırılırken; bugün o şekile girmek için boğazımızı tutup spor salonlarında saatler geçiriyoruz. Bir zamanlar kadınların kıvrımlı vücut hatları, kalçaları ve göğüsleri gizlenip tahta gibi, maskülen gezmek gözdeyken; Şimdi herkes kıvrımların peşinde.

Ne yapalım sahip olduğumu vücut yapısı bugünün “ideal” anlayışına uymuyorsa.

Moda değişir, tarz kalıcıdır. Unutmayın mutlu olduğunuz kadar güzelsiniz!

Sevgiler, Mine

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s