Vampir Günlükleri 5.Sezon Açılış Bölümü İncelemesi


Aylardır süren bekleyiş nihayet sona erdi! Vampir Günlükleri 5.sezonu ile dün akşam TV’lere geri döndü. Her sezon başlangıcında yaptığım gibi bunda da hem yeni sezon yorumu hem de bölüm hakkındaki yorumlarımı paylaşmak için bu yazıyı yazmak istedim. Aslında bu tarz yazıları yazmaktaki asıl amacım hem kendi düşüncelerimi sizlerle paylaşmak hem de sizlerden yorumlarınızı alarak bu konu üzerinde konuşmak.

“Vampir Günlükleri 5.Sezon Açılış Bölümü İncelemesi” öğesini okumaya devam et

Switched at Birth – Dizi Tanıtımı –

Merhabalar!
Blog yazarlarımızdan biri olarak sizlere son 2 yıldır izlediğim en iyi dizilerden biri olan Switched at Birth’ü tanıtmak ve izlemeye davet etmek istiyorum.
ABC Family kanalında yayınlanan bu dizi 2011 yılında başladı. İlk sezonu 30 bölüm süren dizi 2 hafta önce 2.sezon 10.bölüm ile bahar finali verdi. 2.sezon kaldığı yerden 10 Haziran 2013’de çıkacak yeni bölümle devam edecek. Şimdi sizlere dizinin konusundan, oyunculardan bahsedeceğim. İlk sezonun 30 bölüm olduğunu söylemem sizi korkutmasın.

“Switched at Birth – Dizi Tanıtımı –” öğesini okumaya devam et

Game of Thrones 3.Sezon Açılış Bölümü Yorumu

Herkese selam! 10 aylık bekleyiş nihayet sona erdi. Gerçi durumun benim için aynı olduğunu söyleyemeyeceğim. Ben ikinci sezonun 24 saat önce bitirmiş biri olarak 3.sezona hiç de öyle sizler gibi hasret çekmedim. İzlemek için geç kaldığımı söyleyenlere istinaden belirteyim ki diziyi bilerek bu kadar geç izledim. İkinci sezonu yani. Çünkü 2.sezon bittiğinde 3’e daha çok olduğunu biliyordum. Hem bekleyemem hem de olayları unuturum diye bu kadar geçe bıraktım. Çok şanslıyım ki 10 ay boyunca tek bir spoiler bile yemeden izledim diziyi. Bu da Game of Thrones izleyicilerinin olgunluklarından kaynaklanıyor olsa gerek.

Untitled 3Gelelim 3.sezonun açılış bölümüne. Öncelikle 2.sezonun bittiği yerdeki heyecan unsurundan ötürü hepimiz bir “kış geldi kış geldi” modundaydık doğal olarak. Artık nasıl bir kar fırtına beklediysek Westerosun günlük güneşlik havası bir garip geldi sanki. Neyse. Öyle hayal ettiğimiz gibi ak gezenleri falan görmedik. 2.sezon finalinde bir öyle ucundan gösterip heyecan yarattılar kim bilir bir daha ne zaman göreceğiz. Ancak o zamana kadar olacak çok şey var. Khaleesi’nin ejderhaları büyüyor, Tywin Lannister hala Tyrion’a sümüklü mendil muamelesi yapıyor, Cersei ne yapsam da Tyrion’ı mahvetsem peşinde- herkesin Tyrion ile derdi ne? adam Stannis’i geri püskürttü nankörler!- Joffrey hala çok mal, Sansa da ne yapacağına karar vermeden dolanıyor öyle ortalarda.  Arya’dan ses yok ama Robb ve Catlyn’nin Winterfell’e dönüş sahnesi iyiydi. Robb’un etraftaki cesetlere bakarak “ulan ben sizi bulursam var ya..” gibisinden attığı tehditkar bakışlar. Bu arada o Theon’un da Allah belasını versin. Nankör kompleksli velet. Jon Snow’un ne peşinde olduğunu anlayan var mı? Hayır bu çocuğun neyin kafasını yaşadığını ben de anlayamadım çünkü. Kız girdi bunun beynine özgürlük sevdası diye, gitti duvar ötesi diye bir yerde birilerinin önünde eğiliyor falan. Onun kafası karışmış bence. Ah rahmetli Ned sağ olaydı böyle dağılır mıydı evlatcıkları. Aslında ilk bölüm ile ilgili söyleyenecek çok da şey yok. Yani on ay beklendi tabii ama ilk bölümde her şeyi dökecek değiller ya. Maraton başladı. Artık her hafta daha heyecanlı. Torrent’in başında sabahlayan mı dersiniz, divxplanet başında altyazı bekleyen mi… GOT 3.sezonu hepimize hayırlı uğurlu olsun canlarım. Yorum atmayı unutmayın konuşalım tartışalım.

Sevgilerle.

01.04.2013

10.30

The Vampire Diaries 4×18 American Gothic Bölüm Yorumu

bscap0850

İçinde Katerina olan her bölüm öndedir  benim için. Geçen hafta, 4×18’in reklamını izlediğimden beri içimde bir kıpırtı bir heyecan. Ne kadar ilginç aslında değil mi ben Elena’ya böylesine gıcık olurken Katerina’ya adeta tapmam. İkisini de aynı kişinin oynadığı 4 sezondur hep unutuyorum izlerken. Bu hem Nina Dobrev’in yeteneği hem de karakterlerin çok oturmuş olması. Ne kadar farklı ve ortak yanları olsa da Katerina ile Elena benim için her zaman en zıt noktalarda olmuştur.

Gelelim 4×18’e. Elbette dolu dolu Katerina gördüğümüz bir bölümün sonunda yüzümde nasıl bir mutluluk ifadesi olduğunu tahmin etmek çok zor değil. Katerina’ya dizinin ilk bölümünden beri bir ‘sürtük’ damgası vurulsa da ben onun karakterini Elena’ya kıyasla çok daha seviyorum. En azından gerçekçi. Hayattaki önceliğinin kendi yaşamını korumak olması çok doğru. Canı yandığında birinin canını yakmak istemesi. Elena bu konuda bana çok da gerçekçi gelmiyor. Çok kez canı yandı, terkedildi, kırıldı ama hiç intikam duygusu yok içinde sanki. Hiç gerçekçi değil bu. Yani bunun ne vampirlik ne insanlıkla alakası yok bence. Neyse konudan çok sapmadan son bölümde olanlardan bahsedelim biraz.

bscap0869İlk olarak Elijah’ı yeniden gördüğüme çok sevindim. Mystic Falls’ta son gördüğümüzde o da herkes gibi Elena’nın etrafında pervane olanlardan biriydi. Ama Elena’yla konuşurken bile yüzünde gördüğüm o Katerina aşkının yanlış olmadığını bu bölümde doğrulamış oldum. Kısacık flashbacklerde bile gördüğümüz o Elijah&Katerina ilişkisi sanki hiç bozulmamış. Ayrıca Katerina’nın bölüm sonunda Elijah’a tedaviyi verirken yaptığı konuşma bana hiç sahte gelmedi. Evet Katerina çok iyi mi rol yapıyor? Çok iyi mi yalan söylüyor? Doğru. Ama bir insanın çok iyi bir yalancı olması her lafının yalan olduğu anlamına gelmez. Katerina’nın her şeyden çok özgürlüğünün peşinde olduğu doğru ancak şunu da düşündüm, Elijah ya da bir başkası gerçekten onu özgürlüğüne götürebilecek olan tek şeyi öylece birine verebilir mi Katerina? O da sahte bir tedavi olabilir mi Rebekah’nın almasına izin verdiği gibi? Ama Elijah bu tedaviyi Klaus’a götürdüğünde ve sahte olduğu anlaşıldığında Klaus’un Katherine’e daha çok sinirleneceği aşikar. Katerina böyle bir şey yapar mı sizce? İşte bunun için 18 Nisan’ı beklememiz gerek malesef çünkü dizi 3 haftalık bir araya giriyor!

Ayrıca Stefan’ın aldığı karara da çok sevindim. Elena’yı tekrar insana döndürmek onun için borç gibi bir şey. Ancak bu olduktan sonra hayatından çıkıp kendi hayatına devam edecek olması bence çok doğru bir karar. İnsanlar değişir, hayat devam ediyor, herkesin önceliği kendi mutluluğu olmalı. Bazen bir şeyi ne kadar seversek sevelim hayatın devam etmesine izin vermemiz gerek. Bence son bir iki yılda yaşananlardan sonra Rebekah gibi Stefan da huzurlu bir hayatı hak ediyor.

Peki bu Klaus & Caroline ikilisini ne yapacağız? Hayır tatlılıktan ölecekler. Şimdi düşünüyorum benim sevdiklerimi böyle çat çut katleden biri ne kadar tatlı olsa da karşısında eriyebilir miydim diye? O da çok zor. Caroline bence elinden geleni yapıyor. Klaus’un ölmesine izin verebilirdi. Yardım etmeyebilirdi. Aşık olduğu adamı kasabadan gönderdi, Tyler’ın annesini öldürdü. Bir çok insanın ölümüne neden oldu. Ama Caroline hala herkesin ikinci bir şansa sahip olduğu düşüncesinde. Gerçi Klaus’un kaçıncı şansı bu artık bilmem ama umarım bir araya gelirler! Lütfen!!!

Bu bölüm Bonnie’yi hiç görmedik. Umarım da görmeyiz. Bet suratlı şey. O kızı hiç sevemedim. Bu haftalık bu kadar. 3 hafta sonraki bölümde yine görüşmek üzere, bana mesaj atmayı, twitter, facebook ve tüm sosyal ağlarımdan iletişime geçmeyi unutmayın! 🙂

@mineyagizFacebookWebsite

29.03.2013 | 15:18