Sinema

Maleficent’a Günler Kala

 

Sinema, TV ve Edebiyat’ta orjinalden yana olan biri olarak filmden Maleficent olarak bahsedeceğim çünkü bir çok sitede Malefiz olarak Türkçe’ye uyarlandığını gördüm. Özel bir ismin çevirisi yapılmasını doğru bulmadığımı belirtmek isterim. Türkiye vizyon tarihi 30 Mayıs olan filme biraz yakından bakalım, izlemeden önce biraz bilgilenelim ki daha keyifle izleyelim istedim. Bunun nedenlerinden biri filmin soundtrack’i Lana Del Rey’in Once upon a time şarkısı olması, diğeriyse fragmanı izlediğim andan itibaren beni ekrana kitleyen Angelina Jolie performansı oldu.

“Maleficent’a Günler Kala” yazısını okumaya devam et

Sinema

Su ve Ateş – Film İncelemesi

Bu benim bir Türk filmi için yazdığım ilk inceleme yazım olacak. Biliyorum bir çok da eleştiri alacak. Daha bu yazıyı yayınlamadan önce bile “o filmi mi inceleyeceksin” tarzı tepkiler aldım. Bu tarz yorumları anlayabiliyorum. Çünkü ben de bir çok insan gibi Türk sinemasının henüz Hollywood seviyesine gelmediğini düşünüyorum. Ancak bu tarz projeleri kişi odaklı eleştirmemeliyiz diye düşünüyorum. Özcan Deniz bu ünlüler dünyasına müzik sektörü ile girdiğinde ilk önce müziği aklına gelir. Müzik kariyeri ile benim de zevkime dahil olduğunu söyleyemem ancak kabul etmem gereken bir nokta var ki Özcan Deniz’in her filmi yapımcılık açısından ileri gidiyor. İzleyiciler konuyu eleştirir. “Çok duygusaldı” der, bazen “çok ağladım” der kimi zaman da “çok sıkıcıydı baydı” der. Ama tüm bu yorumlar hikayeyle ilgilidir. Benim değinmek istediğim nokta ise biraz daha teknik.

“Su ve Ateş – Film İncelemesi” yazısını okumaya devam et

Ünlüler Dünyası · Sinema · Uncategorized

Hoşçakal Norma Jeane

Bugün, tanrının dünyaya gönderdiği en güzel insanlardan birini yanına geri alışının 51 yıl dönümü. Sizin güzellikten anladığınız nedir Marilyn’de bilmiyorum ama o saçlarını sarıya boyatmadan, dudağının kenarına sahte bir ben kondurmadan ya da Marilyn Monroe adını almadan, Norma Jeane iken de çok güzeldi. O güzel bir ruh ve parıldayan bir yüzle geldi bu dünyaya. Bu parıltısını kullanmak, üzerinden para kazanmak istediler, kazandılar da. Siz bu güzelliğe makyaj ya da saç baş diyebilirsiniz. Ama dünyanın hiçbir kozmetiği, ruhunda o ışığı bulundurmayan insanı böyle güzel ve içten güldüremez. Bu yıl yeni bir şey yazacak gibi hissetmiyorum. Söylemek istediğim çok şey var, Marilyn’i her geçen gün daha da tanımak, hayatını bilmek benim hayatıma da çok şey kattı. Keşke tanıma şansım olsaydı demeden geçen bir günüm bile yok ama geçen yıl 50.yıl dönümünde yazdığım yazıyla hala aynı hisleri paylaşıyorum. Bu yüzden geçen yıl yazımı okumayanlar varsa diye tekrardan paylaşıyorum sizlerle.

“Hoşçakal Norma Jeane” yazısını okumaya devam et

Sinema

The Bling Ring İnceleme Yazısı

İncelememe başlamadan önce belirtmek istiyorum ki bu filmi Polonya’da olduğum için izleyebildim. Film şuan Türkiye’de vizyonda değil ve gelip gelmeyeceğine dair malesef bir bilgimiz yok. Ama kendimi çok şanslı hissediyorum çünkü neredeyse bir yıldan fazladır süren bir bekleyiş sonrasında eğer izleyemeseydim çok üzülürdüm. Sadece Emma Watson için değil, konusunu bu kadar merak ettiğim bir film de olduğu için.

“The Bling Ring İnceleme Yazısı” yazısını okumaya devam et

Sinema

Spring Breakers Film İncelemesi

Herkese merhabalar,

Bu yazı okuduğunuz diğer film yazılarından biraz farklı olacak çünkü farklı bölümlere ayıracağım. Anladığım kadarıyla Mayıs‘ta Türkiye‘de vizyona girecekmiş film. Gidecek olan vardır, gitmeyip sadece filmde neler olduğunu bilmek isteyen vardır. Bu nedenle yazım ‘Genel Yorum’ ‘Detaylı ve Spoiler İçeren Yorum’ , ‘Oyuncuların Performansı Hakkında Spoiler İçeren Yorumlar’ şeklinde bölümlere ayrılacak. Filmi izleyecek olup, heyecanı kaçmasın diyenler ‘Spoiler’ içeren bölümleri okumasın.
Not : Üniversite eğitimim için bir dönemliğine Polonya’ya geldim ve filmi burada izledim. Film İngilizce ses, Lehçe altyazılıydı. Evet ,merak edenler için İngilizcem altyazısız izleyebilecek kadar iyi, teşekkürler 🙂

“Spring Breakers Film İncelemesi” yazısını okumaya devam et

Ünlüler Dünyası · Sinema

So Undercover – Film İncelemesi

Herkese merhaba! Spring Breakers incelememin üzerinden neredeyse bir ay geçti. Artık yeni bir incelemenin vakti geldi diye düşündüm. Bu yüzden bu film yazım için So Undercover filmini seçtim.Nedenini ise şöyle özetleyebilirim. Bir kaç ay önce çevirecek Miley Cyrus röportajı ararken Miley’nin bu film hakkında konuştuğunu duydum. Fragmanını izledim. Uzun zamandır internete düşmesini bekliyordum. Malum vizyona girmedi burada. Geçen gün torrent sitelerine düştüğünü farkettim ve hemen indirdim. imdb bu tür filmlere yüksek puanlar vermiyor. Çünkü ne kurgusal ne sanatsal açıdan öyle büyük başarıları yok. Oldukça basit, komik ama gerçekten eğlendiren filmler. Hele benim gibi gençlik filmlerine takıntılı biriyseniz. Mean Girls, Lizzie McGuire, New York Times, Pitch Perfect, Bunny House, Sydney White gibi filmler izlediyseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız.

“So Undercover – Film İncelemesi” yazısını okumaya devam et

Sinema

Pi’nin Yaşamı (Life of Pi)

life-of-pi-poster

Oscar ödüllü yönetmen Ang Lee’den yine Oscar’a aday bir film ‘Pi’nin Yaşamı’ (Life of Pi). Film bu yıl 85. Akademi ödüllerinde en iyi film, sinematografi, en iyi yönetmen, film montajı, müzik, prodüksiyon tasarımı, ses düzenleme, ses efektleri, görsel efektler, senaryo uyarlaması olmak üzere tam  10 dalda aday. Peki nedir bu filmi bu kadar iyi yapan?

Pi’nin Yaşamı, Kanadalı yazar Yann Martel’in aynı ismi taşıyan, 2001 tarihli romanının sinema uyarlaması. Başrollerini ise Suraj Sharma, Irrfan Khan, Tabu, ve Adil Hussain gibi Hintli oyuncular paylaşıyor.

İlk olarak oyuncu seçimlerinden bahsetmek istiyorum size. Hikayenin baş karakteri olan Pi’nin anılarındaki halini canlandıran Suraj Sharma 3000 kişi arasından seçildi. 19 yaşındaki  Suraj rolüne hazırlanmak için meditasyon ve okyanusta hayatta kalma dersleri almış. Filmin geri kalan oyuncu kadrosunun ise Hintli olması konusunda özenli davranıldı. Hatta yönetmen Ang Lee, Pi karakterinin anılarını dinleyen gazeteci rolüne Toby Maguire önerildiğinde kabul etmemiştir. “Diğer oyuncu seçimleri ile uyumlu olması” gerektiğini vurgulayarak Toby’nin bu ekip içerisinde “fazlasıyla tanınan” biri olduğunu söylemiştir.

Şimdi gelelim bu filmin neden bu kadar iyi olduğuna.  Film  kurgusu açısından dönemindeki bir Life-Of-Pi-Poster (1)çok yapımdan ayrılıyor. Oldukça özgün ama bir o kadar da gerçekçi bir hikayeye sahip.  Oyuncu ekibi, mekan, kültür, müzikler ve bir çok açıdan bakıldığında ise çok farklı. Sanırım bu filmi bu kadar iyi yapan özelliği “farklı” olması.  Kafa karıştırmayan sade ama bir o kadar ilgi çekici olay örgüsü,  sizi kendine hayran bırakan doğal güzelliklerle birleştiğinde 127 dakika gözünüzü bile kırpmadan izliyorsunuz bu serüveni. Bir de filmin 3 boyutlu olması sizi temel anlamıyla çekiyor filmin içine. Hikaye, Pi Patel’in daha küçük yaşlarda hayata karşı duruşunu ve inançlarını belirleme çabaları ile başlıyor. Kendisini aynı anda hem Hindu, hem katolik hem müslüman hem de yahudi olarak tanımlayan bu karakter inancı kitaplardan değil, evren ve mucizeleri ile iç içe yaşadığı tecrübelerden öğreniyor.  Issız bir okyanusun ortasında bir Bengal kaplanı sizin hem hayati tehlikeniz hem de hayata tutunma sebebiniz olabilir mi? İşte bunu öğrenmek için Pi’nin serüvenini gidip yakından görmelisiniz. Hayata dair alınacak bir çok mesaj var bu yapımda.

Los Angeles Times’dan Betsy Sharkey filmi ‘şaheser’ olarak nitelendiriyor ve ekliyor.

“Film harika ve çok yaratıcı. Siz farkında olmadığınız anlarda bile sizi etkiliyor. Kitabı okumamış olmanıza rağmen –ki ben okumadım- olaya dair hiçbir şey bilmeden kapılıp gidiyorsunuz. Sanırım 3 boyutlu filmin en güzel yanı da bu, film izliyor olduğunuzu size unutturuyor.”

Kitabın yazarı Yann Martel ise;

“Filminin bu kadar iyi olması harika. Hikayenin sonu filmde, kitapta olduğu kadar muallakta kalmasa da Pi’nin hikayesinin sizde uyandırdığı his kitaptaki ile aynı. Algı, inanç ve gerçek hakkında kendinizi sorgulamanıza neden oluyor.”

diyor kitabının başarılı film uyarlaması hakkında.

Peki siz Pi’nin bu alışılmışın dışındaki serüveni hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşünceden çok sizde nasıl hisler uyandırdığı asıl soru olmalı sanırım. İzlemeyenlerin ise bir an önce en yakın sinemaya koşmaları tavsiye olunur. Bu 3 boyutlu sinema şöleni kaçmamalı.

Mine YAĞIZ

17.01.201

Sinema

Oscar 2013’e Doğru…

Oscar-2013--Nominations-List-cover2

Akademi ödülleri -diğer bir adı ile Oscar- bu yıl 24 Şubat 2013 tarihinde sahiplerini bulacak. 85. Akademi Ödüllerine sayılı günler kala, aday filmleri ve performansları inceleyelim istedim. Bu süreç içerisinde izlediğim Oscar adayı filmleri, aday oyuncuların performanslarını, müzikleri, kostümleri ve yorumlayabileceğim tüm kategorileri sayfanın sağ tarafındaki kategoriler kısmında ‘Oscar 2013’ adlı kategoride yayınlıyor olacağım. İlgilenen herkese şimdiden bildiriyor, yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgilerle.

Mine.