Röportaj

Ümit Erdim’e Sorduk!

 

2003-2006 yılları arasında yayınlanan ve bittikten sonra bile tekrar yayınları ile büyük bir ilgiye sahip olan gençlik dizisi Hayat Bilgisi’nde canlandırdığı Arif karakteri ile tanınan ve bizlere kendini sevdiren 28 yaşındaki oyuncu Ümit Erdim beni kırmadı ve internet üzerinden benimle mini bir röportaj gerçekleştirerek sorularımı yanıtladı. Röportajı okumadan önce Ümit Erdim’in kariyeri ve hayatı hakkında bilgi edinmek isterseniz buradan okuyabilirsiniz.

Ümit Erdim ‘i twitter ve instagram üzerinden takip edebilirsiniz.

 

“Ümit Erdim’e Sorduk!” yazısını okumaya devam et

Röportaj

Hermione Granger’ın Sesinden Watsonheads’e Mesaj Var

 

 

Harry Potter serisinin 2.filminden sonuna dek Hermione Granger karakterine dublajlı filmlerde ses veren Hazal Erdal, sayfamız ile çok özel bir röportaj gerçekleştirdi. Üyelerimizin de bazı sorularını yanıtlayan Hazal’ın Hermione Granger, Emma Watson ve seriye dair çok özel yanıtları yalnızca Watsonheads’te! Ayrıca Hazal’ın bize iki adet sevimli hediyesi var. Bu sıcakkanlılığı için çok teşekkür ederiz!

“Hermione Granger’ın Sesinden Watsonheads’e Mesaj Var” yazısını okumaya devam et

Röportaj

Switched at Birth’ün John Kennish’i Anlattı!

 

2011 yılında başlayan ve Amerika’da yayınlanan Switched at Birth adlı dizinin oyuncularından D.W.Moffett ile skype üzerinden bir röportaj gerçekleştirdim. Kendisi hem diziden, hem karakteri John Kennish’ten hem de Türk hayranlardan bahsetti. Henüz altyazısını çevirmedim ama röportajı videolu olarak aşağıda izleyebilirsiniz, yorum bırakmayı sakın unutmayın!! 🙂

“Switched at Birth’ün John Kennish’i Anlattı!” yazısını okumaya devam et

Sinema

Maleficent’a Günler Kala

 

Sinema, TV ve Edebiyat’ta orjinalden yana olan biri olarak filmden Maleficent olarak bahsedeceğim çünkü bir çok sitede Malefiz olarak Türkçe’ye uyarlandığını gördüm. Özel bir ismin çevirisi yapılmasını doğru bulmadığımı belirtmek isterim. Türkiye vizyon tarihi 30 Mayıs olan filme biraz yakından bakalım, izlemeden önce biraz bilgilenelim ki daha keyifle izleyelim istedim. Bunun nedenlerinden biri filmin soundtrack’i Lana Del Rey’in Once upon a time şarkısı olması, diğeriyse fragmanı izlediğim andan itibaren beni ekrana kitleyen Angelina Jolie performansı oldu.

“Maleficent’a Günler Kala” yazısını okumaya devam et

Uncategorized

Kalabalıktayız, çok yalnızız.

Seviyorum paylaşmayı. Üzüntüleri, heyecanları, kızgınlıkları ve kimi zaman başarıları.

Gönlümün bir köşesinde 1900’lerin başı, yer yer orta çağ yaşamı yatsa da ben hep teknoloji çağına ait olduğuma inanmışımdır. Ya da uyum sağlıyorum kolayca diyelim. Biliyorum çokça insanın gözünde de internetsiz yaşayamazmışım imajı çizdim. Aksini göstermeye çabalasam da gitmedi bu önyargılar çoğu zaman. Elbette internetsiz yaşanabilir, ama ben yaptığım her şeyin paylaştıkça değer kazandığına inandım, peki sınırı neresi?

Söylesem tesiri yok, sussam gönül râzı değil.

“Kalabalıktayız, çok yalnızız.” yazısını okumaya devam et

Uncategorized

Çatlayan Ojeler! -Flormar-

Selamlar!

Bir ara çok moda olan herkesin dilinde dolanan ama moda dünyasında pek tutunamayan çatlayan ojelerle ilgili bir iki ipucu vereceğim size. Daha önce hiç kullanmamış olanlara da nasıl uygulayacaklarını anlatacağım. Bir çok kişinin çatlayan ojeler hakkında yanıldığı konu ojeyi doğrudan tırnaklarına sürmeleri. Böyle bir uygulama ile ortaya gerçekten saçma bir görüntü çıkıyor. İlk olarak açık renk bir katman sürmelisiniz. Bu katmanı ne kadar koyu ve yoğun sürerseniz o kadar iyi olur çünkü oje çatladığında alttaki renk oldukça belli olacak. Ben beyaz zemin üzerine kırmızı çatlayan oje kullandım. İkisi de flormarın ojeleri. Beyaz olanın numarası 310. Çatlayan ojeninki ise G14 .

“Çatlayan Ojeler! -Flormar-“ yazısını okumaya devam et

Sinema

Su ve Ateş – Film İncelemesi

Bu benim bir Türk filmi için yazdığım ilk inceleme yazım olacak. Biliyorum bir çok da eleştiri alacak. Daha bu yazıyı yayınlamadan önce bile “o filmi mi inceleyeceksin” tarzı tepkiler aldım. Bu tarz yorumları anlayabiliyorum. Çünkü ben de bir çok insan gibi Türk sinemasının henüz Hollywood seviyesine gelmediğini düşünüyorum. Ancak bu tarz projeleri kişi odaklı eleştirmemeliyiz diye düşünüyorum. Özcan Deniz bu ünlüler dünyasına müzik sektörü ile girdiğinde ilk önce müziği aklına gelir. Müzik kariyeri ile benim de zevkime dahil olduğunu söyleyemem ancak kabul etmem gereken bir nokta var ki Özcan Deniz’in her filmi yapımcılık açısından ileri gidiyor. İzleyiciler konuyu eleştirir. “Çok duygusaldı” der, bazen “çok ağladım” der kimi zaman da “çok sıkıcıydı baydı” der. Ama tüm bu yorumlar hikayeyle ilgilidir. Benim değinmek istediğim nokta ise biraz daha teknik.

“Su ve Ateş – Film İncelemesi” yazısını okumaya devam et